Bilim-kurgu filmlerinde görmeye alıştığımız teknolojiye sahip bir silah sistemi olan ve kışlalarda nöbetçilerin daha emniyetli bir noktadan çevreyi gözetlemesine ve ateşli saldırıya karşılık vermesine olanak sağlayan bir ''Uzaktan Komutalı Gözetleme ve Atış Platformu'' olan robot nöbetçi karakollarda nöbet tutmaya hazır hale geldi.
Soru: Bu kitaptan, sitemizde yayınlanan “Yapay Beyin Değil Yapay Zeka-1” adlı makalede de bahsetmiştiniz. “Düşünen Hayvan” ile Yapay Zeka arasında nasıl bir ilişki var?
Cevap: Benim asıl ilgilendiğim konu, insan beyninin düşünme mekanizmasını anlamaya çalışmak. Bu konuda bir model oluşturmaya çalıştım ve “Düşünen Hayvan” kitabı bu modelin çerçevesini çizmeye çalışıyor. Ayrıca bazı felsefi konuları da didikliyor bu arada. Konuya bakışımın temeli şu: Beynimizdeki düşünme eylemi sandığımızdan çok daha basit ilkelerle çalışıyor. Düşünme eylemini içinden çıkılmaz bir hale sokan, bizim kavramlarımız. Yapay zeka konusunda bile, tarif edemediğimiz bir “zeka” kavramı yüzünden bir sürü tartışmaya yol açıyoruz. Halbuki daha baştan yapay zeka değil de “Yapay Düşünce” olarak ele alsak, daha net bir görüşe sahip olabilirdik. Çünkü bence, genel amaçlı yapay zekada peşinde olduğumuz şey “zeka”nın değil, düşünmenin simulasyonu. Bunu gerçekleştirebilirsek, onu daha zeki veya daha aptal yapmak ancak bir ayar sorunu olacak.
Büyük aşama kaydeden nanoteknolojinin ürünü, insan beynine yerleştirilecek minik robot “nanobot”, yakın gelecekte insanlığı daha akıllı yapacak. Yapay zeka konusunda uzman ABD’li teknoloji adamı Ray Kurzweil, 2029 yılına kadar, vücuda yerleştirilerek zeka ve sağlığı artıracak minik cihazlar sayesinde, makineler ve insanların bir bedende birleşeceklerine inandığını söyledi.
ODTÜ Robot Topluluğu üyelerince üç taş (tic-tac-toe) oynayan bir robot kol gerçekleştirilmiş. Abdurrahman Ulusoy'un bize aktardığı bu sevindirici haberi tüm yapay zeka ilgilileri ile paylaşmak istedik. Söz konusu robotun tamamen bilgisayar tarafından yönetilmesi ve hiç bir elle müdahaleye gerek olmaması bizce en önemli özelliği. Robotu yöneten bilgisayara USB kapısından (port) bağlanan bir kameradan alınan görüntüler incelenerek taşların koordinatları ve cinsi bilgisayar tarafından belirleniyor. Daha sonra yapılabilecek en iyi hamle hesaplanıyor ve bu hamle gerçekleştiriliyor. Kısacası robot oynarken hiç insan müdahalesi olmuyor tüm işlemler otomatik yapılıyor. Robotun video görüntülerini ve çalışması ile ilgili detayları yazının devamında inceleyebilirsiniz.
Bugüne kadarki teknoloji ihtiyaçlarını yurt dışından karşılayan sanayi sektörü, Türk mühendislerin ürettiği yeni buluşla dışa bağımlılıktan kurtulacak. Motorlar hariç tamamen yerli ham madde ile gerçekleştirilen projenin başında mühendis Serhat Aksa ve Ali Zafer Eser bulunuyor.
Genç ekibin geliştirdiği akıllı robot, ürünleri depolardan alıp 24 metre yüksekliğindeki raflara insansız olarak dizebiliyor. Ayrıca işlem bittikten sonra buralardan toplayarak yükleme aracına götürüyor. Yazılımın Türkiye'de yapılması sayesinde de şirketler en az 40 bin Avro tasarruf sağlıyor.



