Yayınlayan: Ergin Altıntaş - [Değerlendirme : 0.00 (0 oylar) | Değerlendirin]
Bunun çeşitli nedenleri olabilir. İddialardan en önemlisi, yapay zekayı gerçekleştirmek için bunca zamandır uygulanan yöntemin yanlış olduğu. Gerekçeyse, İnsan beyninden oldukça farklı bir mekanizmayla çalışan bilgisayarların, yapay zeka için doğru bir uygulama aracı olmadığı. Bunun yerine konmaya çalışılan yapay sinir ağları yöntemiyse, kendine özgü başka olanaksızlıklar barındırıyor. İnsan beyni gibi milyarlarca hücreden oluşan bir yapının modellenmesi, teknolojik açıdan çok da mümkün görünmüyor. Bu hücrelerin tek tek modellenmesi gerçekleştirilse bile, tüm bunları birarada tek bir devre ya da yapı üzerine yerleştirmek bugünkü teknolojiyle oldukça zor.
Yapay zeka alanındaki gelişmelerin neden beklenildiği ölçüde hızlı
gelişmediği, ayrı bir tartışma konusu. Alanın öncülerinden Marvin
Minsky, 1969 yılındaki 2001: A Space Odyssey (2001: Bir Uzay
Macerası)
filminde yer alacak akıllı bilgisayar HAL9000�in tasarım danışmanıydı.
Minsky, bu filmin çekimleri sırasında, HAL�a benzeyen bir bilgisayarı
gerçek
hayatta da yapmak için gereken tüm problemleri çözdüklerini ve en geç
beş
yıl içinde böyle bir bilgisayarı yapacaklarını söylemişti. Ancak
aradan geçen 30 yılı aşkın süreye rağmen, görünürde böyle bir
bilgisayar yok. Konuyla ilgili araştırmacıların çoğunun bu alanda yeni
bir
şey ortaya koyma gayretiyse, sonuçsuz kalmakta. İnsan beyninin
yapısıyla
ilgili edinilen geniş bilgiye ve bilgisayar mimarisindeki ilerlemelere
rağmen,
beklenen sıçrama halen gerçekleşmiş değil.
Son elli yılda mikroişlemcilerin gelişmesiyle birlikte, elektronik
beyin üretme yolundaki çalışmalar da hız kazandı. Ancak bugün ulaşılan
nokta, İnsan beynindeki tüm sinir sistemi ağ yapısını istenilen boyutta
modellemek için halen yeterli değil. Neyse ki hızla gelişen
Nanoteknoloji,
yapay zeka arastırmacıları icin umut ışığı yakmış gibi görünüyor.
Bu alanın sağlayabilecekleri, elektronik, tıp ve sanal ortamda
gerçekleştirilmesi
istenen her türlü sistem için, yeni bir çığır açabilir.
Nanoteknolojinin
öncelikli hedefi, bir kesme şeker büyüklüğündeki bir yapıda,
trilyonlarca bitlik bilgi saklama kapasitesinde araçlar geliştirmek. Bu
konuda
sürdürülmekte olan çalışmalar sonuca ulaşabilirse, Nanoteknoloji
kullanılarak
aklımıza gelebilecek her türlü sistem daha kolay ve küçük olarak
üretilebilecek.
İnsan zekasının yapayını üretme çalışmaları da, kuşkusuz bundan
nasibini alacak.
Ancak Nanoteknolojinin de kendi içinde halen çözemediği sorunları var. Molekül boyutunda üretilen devre parçalarının, bir başka deyişle 1 trilyon transistörün bir çip üzerine yerleştirilmesi ve yerleştirildikten sonra nasıl kontrol edileceği, bunlardan başlıcaları. Ancak bu sorunların çözülmesi için sürdürülen çalışmalar, hızla ilerlemekte. Sorunlar çözüldüğü takdirde Nanoteknoloji, zekanın yapay sinir ağları yöntemiyle gerçekleştirilmesi olasılığını artırabilir.
Bilim Teknik - Aralık 2001
Yayınlayan: Ergin Altıntaş - [Değerlendirme : 0.00 (0 oylar) | Değerlendirin]



